Atatürk'ün Hayatı

Atatürk özel yasaminda sadelik içinde yasadi. 29 Ocak 1923'de Latife Hanimla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çiktilar. Bu evlilik 5 Agustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocuklari çok seven Atatürk Afet (Inan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adli kizlari ve Mustafa adli çobani manevi evlat edindi. Abdurrahim ve Ihsan adli çocuklari himayesine aldi. Yasayanlarina iyi bir gelecek hazirladi.

1937 yilinda çiftliklerini hazineye, bir kisim tasinmazlarini da Ankara ve Bursa Belediyelerine bagisladi. Mirasindan kizkardesine, manevi evlatlarina, Türk Dil ve Tarih Kurumlarina pay ayirdi. Kitap okumayi, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarina, gürese, Rumeli türkülerine asiri ilgisi vardi. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alirdi. Sakarya adli atiyla, köpegi Fox'a çok deger verirdi. Zengin bir kitaplik olusturmustu. Aksam yemeklerine devlet ve bilim adamlarini, sanatçilari davet eder, ülkenin sorunlarini tartisirdi. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Dogayi çok severdi. Sik sik Atatürk Orman Çiftligi'ne gider, çalismalara bizzat katilirdi.

Fransizca ve Almanca biliyordu. 10 Kasim 1938 saat 9.05'te yakalandigi siroz hastaligindan kurtulamayarak Istanbul'da Dolmabahçe Sarayi'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasim 1938 günü törenle geçici istirahatgâhi olan Ankara Etnografya Müzesi'nde topraga verildi. Anitkabir yapildiktan sonra nâsi görkemli bir törenle 10 Kasim 1953 günü ebedi istirahatgâhina gömüldü.

Atatürk'ün İlkeleri

• Cumhuriyetcilik Türk Milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924) Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. (1933) Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir(1925)

• Milliyetcilik Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir. (1930) Diyarbakır'lı, Van'lı, Erzurum'lu, Trakya'lı hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır. Biz doğrudan doğruya milletperveriz ve milliyetçiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923)

• Halkçılık İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamızla tesbit edilmiştir. (1921) Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir. (1921) Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)

• Devletçilik Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936) Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930)

• Laiklik Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930) Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930) Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uynakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleri ile karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)

• İnkilapçılık Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşü ile medeni bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925)






MUSTAFA KEMAL ATATÜRK